Whatsapp Canlı Destek
Telefon Hemen Ara

Obezite ve Stres

Obezite, halk sağlığı için önemli sonuçları olan, hızla artan bir salgındır.  ‘Kilo Verme Operasyonlarına Psikolojik Olarak Hazır Hissetmek İçin 4 İpucu!’ yazımda da bahsettiğim üzere stres ve obezite birbiri ile ilişkilidir, biri artınca diğeri de artar.

Kısa süreli stres kişinin iştahını kaybetmesine neden olabilirken, kronik stres tam tersi etki yapabilir. Kısa vadede stres, beynin kortikotropin salgılatıcı hormon adı verilen iştah bastırıcı bir hormon üretmesine neden olur. Stres zamanlarında, adrenalin bezlerine, savaş ya da kaç tepkisinin bir parçası olarak herhangi bir yeme dürtüsünü geçici olarak bastıran adrenalin üretimini tetikleyen sinyaller de gönderilir. Devam eden stres ise kortizol adı verilen bir hormonun salınmasına neden olur. Bu hormon kişinin iştahını arttırır ve stres geçmezse kortizol ve iştah seviyeleri yüksek kalır.

Uzun süreli stres ve obezite arasında bir ilişki olduğu uzun zamandır teorize edilmiştir. Kronik stres, genellikle yağ, şeker ve kalorisi yüksek gıdaların aşırı tüketilmesini içeren “rahat yemeye” yol açabilir ve bu da kilo alımına neden olabilir. Bununla beraber yapılan araştırmalarda, obez bireylerde depresyon, anksiyete, ve kişilik bozukluklarının yüksek oranda görüldüğü  belirtilmiştir. Birçok hayvan çalışması, stresin gıda tercihlerini etkilediğini, denekler fiziksel veya duygusal olarak strese girdiklerinde yağ ve şekerden zengin gıdaların tercih edildiğini ileri sürmüştür. Bu yiyecekler, bu duygulara karşı koyma etkisine sahip olan stres ve kaygının işlenmesinde yer alan beyin aktivitesini engelliyor gibi görünmektedir.

Aşırı yemenin yanı sıra stres, kilo alma olasılığını artıran tüm faktörler olan uyku sorunlarına, egzersiz yapma motivasyonunun azalmasına ve alkol tüketiminin artmasına da yol açabilir.