Whatsapp Whatsapp
Telefon Hemen Ara

Laparoskopik Cerrahi


Laparoskopik Cerrahi Nedir?

Halk arasında kapalı ameliyat olarak da bilinen laparoskopik cerrahi, hastanın daha çabuk iyileşmesini ve açık ameliyatlara göre çok daha az ağrı hissetmesini sağlamayı başaran cerrahi bir yoldur. Karın bölgesinde gelişen çeşitli hastalıkların tanı veya tedavisi için kullanılan laparoskopik cerrahi yönteminde, cilt üstündeki kesi boyutu oldukça küçüktür. Laparoskopik cerrahi, ismini cerrahi işlem sırasında kullanılan laparoskoptan alır. Laparoskop, ucunda ışığı olan fiber optik bir teleskop olarak tanımlanır. Karın bölgesine açılan kesiden vücut içerisine sokulan laparoskop sayesinde hekim, operasyon sırasında rahat bir görüş elde eder. Karın bölgesinin farklı yerlerine açılan kesiler sayesinde operasyon bölgesine diğer cerrahi aletler sokulur ve cerrah, hareketlerini yüksek çözünürlüklü bir monitörden izleyerek yapar. Minimal invaziv cerrahi veya kansız ameliyat olarak da bilinen laparoskopik cerrahi yöntemiyle bir çok farklı hastalığın tanısı koyulabilir ve tedavisi yapılabilir.


Laparoskopik Cerrahi Neden Yapılır?

Laparoskopik cerrahi, bir çok hastalığın tanı ve tedavisi için uygulaması yapılabilen bir yoldur. Laparoskopik yöntemle en sık yapılan operasyonlar safra kesesi ameliyatları, kist cerrahisi, apendektomi (apandisitin alınması), myomektomi (miyomların alınması), histerektomi (rahmin alınması), tüp ligasyonu (fallop tüplerinin bağlanması) ve endometriozis (çikolata kisti) cerrahisidir. İç organlar ile ilgili sağlık sorunlarının cerrahi müdahale ile tedavi edilmesine olanak tanıyan laparoskopik cerrahi yöntemi sıklıkla jinekoloji, gastroenteroloji, üroloji ve genel cerrahi hekimleri tarafından kullanılır. Laparoskopik cerrahinin tanı ve tedavi amacı ile kullanıldığı bir çok rahatsızlıktan bazıları şu biçimde sıralanabilir:

  • Karın veya kasık ağrılarının araştırılması,
  • Pelvik inflamatuar hastalık (PID) tanısı,
  • Aşırı ağrı ve kanamanın eşlik ettiği âdet kanamaları tanısı,
  • Yumurtalık kistlerinin tanısı,
  • Çeşitli nedenlere bağlı şekilde yumurtalıklar, fallop tüpler veya uterusun alınması,
  • İnfertilite nedenlerinin araştırılması,
  • Dış gebelik tedavisi,
  • Apandisit ile alakalı hastalıkların tanı ve tedavisi,
  • Batın bölgesindeki kistlerin tedavisi,
  • Karın bölgesindeki tümörlerin alınması,
  • Safra kesesinin alınması,
  • Bağırsakların kesilmesini gerektiren hastalıkların tedavisi,
  • Skrotal orşiopeksi (inmemiş testis) tanı ve tedavisi,
  • Mide ülseri tedavisi,
  • Obezite cerrahisi,
  • Karın ve kasık bölgesindeki fıtıkların tedavisi,
  • Prostat, karaciğer, kolon, böbrek ve mesane gibi organların kısmen veya bütünüyle çıkarılması.


Laparoskopik Cerrahi Nasıl Yapılır?

Diğer ameliyat türlerinde olduğu gibi laparoskopik cerrahi ile yapılacak girişimler öncesinde hasta, genel anesteziyle uyutulur. Operasyon, karnın alt kısmından yapılan bir kesiyle başlar. Hekimin müdahale edeceği bölgeyi monitörden rahatça görebilmesi için açılan kesiden evvela karbondioksit gazı verilir. Veress iğnesi ile batına verilen kokusuz ve renksiz nitelikteki karbondioksit gazı, hastanın karın bölgesinin şişmesini sağlar. Böylece karnın iç bölgesi genişler ve müdahale edilecek alan rahat bir biçimde görülebilir. Operasyon sonrasında bir bölümü vücut tarafından emilerek atılan karbondioksit gazı ile kişinin batın bölgesinin şişirilmesinin ardından veress iğnesi çıkarılır ve trokar tüpü sokulur. Trokar tüpü içerisinden geçirilen laparoskop sayesinde ilgili bölge, monitörden gözlenebilir. Opere edilecek bölgeye bağlı şekilde 0,5 ila 1 cm çapında 2 veya 3 kesi daha açılarak bu bölgelere de trokar tüpleri yerleştirilir. Bu tüplerin içlerinden de laparoskopik cerrahi sırasında kullanılacak özel el aletleri, batın bölgesine sokulur. Cerrahi girişimin tamamlanmasının ardından tüm aletler ve trokar tüpleri çekilir. Karbondioksit gazı boşaltılır ve kesi bölgeleri dikilerek operasyon tamamlanır. Tanı amaçlı yapılan laparoskopide ise aynı işlemler tekrarlanır. Bazı vakalarda tanı için sadece optik görüntüleyicinin sokulması yeterli olurken bazılarında laparoskopik el aletleri de kullanılabilir.


Laparoskopik Cerrahinin Avantajları Nelerdir?

Laparoskopik cerrahinin en büyük avantajlarından biri, kesi bölgesinin küçük olmasıdır. Bu durum operasyon sonrasında hastanın hızla iyileşmesini ve karın içi yapışıklık miktarının açık ameliyatlara kıyasla az olmasını sağlamaktadır. Ameliyat sonrasında hastanın daha az acı ve ağrı duymasını sağlamayı başaran laparoskopik cerrahi sayesinde kişi, iyileşme sürecinde daha az ağrı kesici ilaç kullanır. Laparoskopik cerrahi operasyonu sonrasında kişi, kısa bir süre içinde taburcu olur ve gündelik yaşamına daha hızlı döner. Kesi boyutu, estetik açıdan problem oluşturmayacak küçüktür. Var olan kesi izleri birkaç yıl içinde nerdeyse görünmeyecek düzeye gelir. Operasyon sonrasında fıtık gelişme riski düşüktür. Laparoskopik cerrahinin bir diğer önemli avantajı da kanama ve enfeksiyon gibi komplikasyonların açık ameliyatlara göre az olmasıdır.


Laparoskopik Cerrahi Sonrasında İyileşme Süreci Nasıl Olur?

Laparoskopik cerrahi işlemi sonrasında kişi, ameliyathaneden çıkarılarak gözetim altına alınır. Kişinin bilincinin bütünüyle yerine gelmesinin ardından hasta odasına getirilir. Verilen anestezinin etkisi bir süre daha devam eder. Bu süre boyunca kişi, anesteziye bağlı şekilde görülen mide bulantısından ve kesi bölgesindeki hafif ağrıdan şikayet edebilir. Laparoskopik cerrahi ile yapılan müdahale türüne bağlı şekilde kişinin ayağa kalkma süresi farklılık gösterse de hasta çoğu zaman 3-4 saat içinde ayağa kalkabilir ve hafif bir yemek yiyebilir. Operasyon sırasında hastaya verilen karbondioksit gazına bağlı şekilde kişi 24 saat süre ile omuz ağrısı hissedebilir. Operasyonun türüne bağlı olmakla beraber kişi, çoğu zaman aynı gün veya ertesi gün taburcu edilerek evine gönderilir.