Obezite

Obezite ve Depresyon İlişkisi | Op. Dr. Türker Karabuğa İzmir

13 Mart 2025

Obezite ve Depresyon İlişkisi | Op. Dr. Türker Karabuğa İzmir

Depresyon ve Obezite İlişkisi

Artan iştah, azalmış aktivite ve kilo alımı depresyon belirtileri olabilir. Depresyonda olan kişiler, gereğinde fazla yemeye daha yatkındır. Düzenli egzersiz yapma olasılığı daha düşüktür.

Son zamanlarda yapılan bir araştırma, genel olarak, obeziteden etkilenen bireylerin yüzde 20 oranında yüksek depresyon riskine sahip olduğunu göstermiştir. Özellikle obezite olan kişilerin depresyon riskinin %44’e kadar yükseldiği fark edilmiştir. Obezite olan kadınların daha fazla depresyon yaşadıkları görülmesine rağmen bazı çalışmalar cinsiyetler arasında fark olmadığını göstermiştir.

Yaşadığımız yüzyılın en önemli sağlık sorunlarından biri obezitedir. Vücut kitle indeksinin (VKİ) 30’dan fazla olması obezite olduğunuzun bir göstergesidir.

Depresyon Nedir?

Depresyonu tanımlamak her zaman bir bulmacaya benzemiştir. Birçok insanda depresyonun belirtileri görülür. Hiçbir şey yapmak istememek, kilo değişikliği, çok veya az uyumak, yorgunluk, düşük enerji; belirtilerden birkaçıdır. Bu belirtileri gösteren herkes depresyonda değildir. Eğer depresyonla ilgili şüpheleriniz varsa bir uzmana danışmalısınız.

Bağlantı Ne Olabilir?

Başlangıç olarak, çocukluk çağı obezitesi sıklıkla sancılı geçer. Alay edilmesine ve akran oyunlarından dışlanmasına yol açar. Beden imajı, sosyal izolasyonu ve benlik saygısı ile ilgili problemler kendini gösterir. Her yaşta aşırı kilolu olmak, büyük bir memnuniyetsizlik, üzüntü ve hayal kırıklığı kaynağıdır.

Ekstra kilo genellikle kronik eklem ağrısına neden olur. Bu da bireylerin etrafta dolaşmasını, yaşamın veya egzersizin tadını çıkarmasını olumsuz etkiler. Diyabet, hipertansiyon ve uyku apnesi gibi ciddi hastalıklar hayatı tehdit edebilir.

Kilo Kaybı Sonrası Depresyon

Son zamanlarda yapılan bazı çalışmalar, majör kilo kaybını takiben depresyonda önemli iyileşmeler bulmuştur. Ameliyat sonrası aşırı kilo kaybı olan hastaların genellikle depresyonu atlattığı görülür.

Obezite Cerrahisinden Sonra Ne Olur?

Obezite cerrahisinden sonra hastaların aşağıdaki belirtileri atlattığı gözlemlenmiştir:

  • Bilişsel: Değersizlik, umutsuzluk ve kişisel başarısızlık azalması düşünceleri
  • Duyuşsal: Azalmış üzüntü, sık ağlama ve ruh hali değişimleri
  • Fizyolojik: Artan enerji seviyesi ve daha iyi uyku alışkanlıkları

Obezite cerrahisinden sonra depresif semptomların azalması eşlik eder.

Tedaviden Sonra Depresyondan Kaçınma İpuçları

Egzersiz

Düzenli fiziksel aktivite ve egzersiz ruh halinizi kontrol etmenin en ucuz ve en etkili yolu olduğuna şüphe yoktur. Egzersiz sadece depresyonla savaşmakla kalmaz. Aynı zamanda kişiye hayatı üzerinde daha fazla kontrol hissi verir.

Öfkeden Kurtulun

Çözümlenmemiş kızgınlık hem ilişkilerinize hem de sağlığınıza zarar verebilir. Kronik öfke en kötü düşmanınız olabilir.

Olumlu Bir Tutum Sergileyin

Pozitif tutumları olan kişilerin hastalıklarla daha iyi savaştığını ve daha sağlıklı yaşadıkları görülür.

Gülmek

Mizah hayatın önemli bir parçasıdır. Gülmek hepimiz için iyidir.

Motive Olun

Kendiniz için bir hedef belirlemeye çalışın ve sonra hedefe ulaşmak için basit, küçük adımların bir planını geliştirin. Belki de egzersize başlamak iyi bir fikir olabilir.

Birisiyle Konuşun

Obeziteden kurtulmanın duygusal bir etkisi vardır ve hayatınız değişecektir. Bu değişiklikler çoğunlukla daha iyiye yöneliktir. Yeni hayatınıza alıştıkça ailenizden veya arkadaşlarınızdan başka biriyle konuşmak size iyi gelecektir.

İlaç Kullanımı

Obezitenizi tedavi etmeden önce reçeteli antidepresan ilaç alıyorsanız, devam edip etmeyeceğiniz konusunda doktorunuza danışın. Hastalarımızın çoğu, kilolarında ve yaşam kalitelerinde değişiklikler gördükten sonra, doktorlarının onayıyla, bu ilaçları azaltmış veya kullanmayı bırakmışlardır.

Obezite-Depresyon Döngüsü

Obezite ve depresyon arasında karmaşık bir döngü bulunmaktadır. Op. Dr. Türker Karabuğa’nın İzmir’deki hastalarında yaptığı gözlemler, bu iki durumun birbirini nasıl tetiklediğini açıkça göstermektedir. Depresyon, bireyin enerji seviyesini düşürür, sosyal izolasyona neden olur ve olumsuz duygularla başa çıkmak için aşırı yemeye yöneltir. Yeme davranışı serotonin ve dopamin seviyesinin geçici olarak yükselmesine neden olur; fakat bu rahatlama geçicidir. Ardından suçluluk, utanç ve kendine kızgınlık duyguları artar ve depresyon derinleşir. Aynı zamanda, artan vücut kilosu sosyal damgalanmaya ve benlik saygısının düşmesine sebep olur; bu da depresyonu daha da kötüleştirir. Bu döngü, etkili müdahale yapılmadığı sürece kendini taşır ve hasta giderek daha obez ve depresif hale gelir.

İzmir’de yapılan araştırmalarda, obez bireylerin depresyon riskinin normal kilolu insanlara kıyasla 1.5-2 kat daha yüksek olduğu bulunmuştur. Özellikle genç kadınlarda ve erişkin erkeklerde bu oran daha da yüksektir. Op. Dr. Türker Karabuğa, hastalara bu döngüyü kırmanın ancak yapısal müdahaleler (cerrahi dahil) ve psikolojik destek ile mümkün olduğunu anlatır.

Tüp Mide Sonrası Ruh Hali Değişimleri

Obezite cerrahisi, özellikle tüp mide ameliyatı, hastanın ruh halinde olağanüstü değişimler yaratır. Op. Dr. Türker Karabuğa’nın İzmir’deki hastaları üzerinde yapılan 3 yıllık bir takip çalışmasında, ameliyat sonrası 6 ayda hastaların %85’inin depresyon semptomlarında belirgin iyileşme gözlemlenmiştir. Bu iyileşme, yalnızca kilo kaybıyla değil, aynı zamanda hormonsal değişiklikler, artan mobilite, sosyal katılımın artması ve başarı duygusuyla ilgilidir.

Ameliyat sonrasında, hastalar hızlı kilo kaybı yaşarlar ve bu, güven ve motivasyon artışına neden olur. Giysiler farklı şekilde uyduğunda, insanlar onlara farklı tepkiler vermeye başladığında ve kendileri fiziksel olarak daha iyi hissetmeye başladığında, psikolojik dönüşüm gerçekleşir. Ancak bu dönüşümün sırası önemlidir; bazı hastalar ağırlık kaybından daha hızlı sosyal kabule ulaştıkları için duygusal karmaşa yaşayabilir. Op. Dr. Türker Karabuğa, bu nedenle ameliyat sonrası psikolojik destek sağlanmasını önerir.

Antidepresan ve Obezite

Antidepresan ilaçlar, obez hastaların tedavisinde karmaşık bir rol oynar. Birçok antidepresan, yan etki olarak kilo artışına neden olabilir; özellikle trisiklik antidepresanlar ve serotoninerjik ilaçlar ağırlık artışına eğilimlidir. İzmir’de Op. Dr. Türker Karabuğa, depresyon tedavisi gören obez hastaların, antidepresanları daha dikkatli seçmesi gerektiğini vurgular. Selektif serotonin geri alım inhibitörleri (SSRI’lar), genellikle diğer seçeneklerden daha az kilo artışına neden olur.

Tüp mide ameliyatı sonrası, antidepresan ilaçların emilimi değişebilir. Midenin hacmi küçültüldüğü ve besinler daha hızlı ince bağırsağa geçtiği için, tablet formundaki ilaçların emilimi etkilenebilir. Op. Dr. Türker Karabuğa, ameliyat sonrası antidepresan kullanan hastaların, ilaçlarının etkililiğini ve dozlarını kontrol etmeleri için psikiyatristleriyle işbirliği yapmasını önerir. Bazı durumlarda, sıvı veya daha hızlı emilen formülasyonlara geçilmesi gerekebilir.

Psikolojik Destek Yöntemleri

Obezite cerrahisinin başarısı, yalnızca cerrahisel tekniklere değil, aynı zamanda kapsamlı psikolojik desteğe de bağlıdır. Op. Dr. Türker Karabuğa, İzmir’deki tüm hastalarına ameliyat öncesi ve sonrası psikolojik danışma almasını önerir. Bilişsel davranışçı terapi (BDT), obez ve depresif hastalar için oldukça etkilidir. BDT, negatif düşünce paternlerini tanımlamaya ve değiştirmeye yardımcı olur. Grup terapileri de çok faydalıdır; benzer sorunlar yaşayan insanlarla birlikte olmak, duyguların normale olduğunu anlamaya yardımcı olur.

Motivasyonel görüşme ve kendini kabullenme terapileri, hastanın obezite ve depresyonu ile uzlaşmasını sağlar. Op. Dr. Türker Karabuğa’nın referans verdiği psikologlar, hastaların duygusal yeme davranışlarını anlamalarına ve sağlıklı başa çıkma mekanizmaları geliştirmelerine yardımcı olur. Online terapi seçeneği de İzmir’de yaygınlaşmıştır ve ameliyat sonrası erken dönemde hastaların evlerinden destek almalarını sağlar.

Dr. Türker Karabuğa Psikolojik Destek Yaklaşımı

Op. Dr. Türker Karabuğa, İzmir’de obezite cerrahisinde bir bütünsel yaklaşım benimser. Cerrahiye gelenler hasta sadece ağırlık kaybetmekle kalmayıp, ruh halinde ve yaşam kalitesinde iyileşme yaşamalıdırlar. Op. Dr. Karabuğa, ameliyat öncesi konsültasyonda depresyon belirtileri için tarama yapar ve gerekli durumlarda psikiyatristlere yönlendirme yapar. Ameliyat sonrası takiplerde, hastalar sadece fiziksel iyileşme değil, ruh hali ve sosyal uyum açısından da sorgulanır.

Op. Dr. Türker Karabuğa, hastalarının beslenme danışmanlarıyla birlikte çalıştığı psikologlara erişimlerini sağlar. Bu multidisipliner yaklaşım, başarı oranlarını artırır ve ameliyat sonrası komplikasyonları azaltır. Bazekol Sada Hastanesi’ndeki protokolü, ameliyat sonrası ilk 3 ay haftalık psikolojik görüşme, ardından aylık olarak 1 yıl boyunca devam eder. Op. Dr. Türker Karabuğa’nın hastalarında depresyon tekrarlanma oranı, bu kapsamlı psikolojik destek sayesinde, genel popülasyondaki orandan önemli ölçüde düşük kalmıştır.


İlgili Sayfalar:

⚠️ Yasal Uyarı: Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. İşlem öncesinde hekiminizden detaylı görüş almanız önerilir.

VKİ Hesapla

Vücut Kitle İndeksi

VKİ Hesapla

WhatsApp

+(90) 545 550 35 50