Obezite, ‘sağlığı bozacak şekilde aşırı yağ birikimi’ olarak tanımlanmaktadır. Vücuttaki bu yağlanma çok fazla hasara sebep olabilir. Diyet, egzersiz, sosyo-ekonomik durum, etnik köken gibi diğer faktörler ve insanların bireysel riskleri, vücut kitle indeksi (VKİ) üzerinde etkili olabilir.
Önlenebilir ölümler arasında obezite, sigaradan sonra 2. sıradadır. Obezite, yapılan incelemelere göre, yaşam süresini kısaltmaktadır. Obeziteyle birlikte hayatı kısaltan kalp hastalığı, inme, kanser ve tip 2 diyabet, hasta için büyük bir risktir. Obeziteye bağlı bu hastalıklar sadece yaşam kalitenizi değil yaşam sürenizi de etkiler. Aşırı kilo, dünya genelinde düşük kilodan daha fazla ölümle bağlantılıdır. Avrupa’da her sene 1 milyondan fazla insan obezite nedeniyle hayatını kaybediyor. Morbid obezite, ölüm riskini %50 artırıyor.
Erkeklerin Ölüm Riski Daha Yüksek
Obez erkeklerin erken ölüm riskinin obez kadınlardan çok daha yüksek olduğu tespit edildi. Obez erkeklerin kadınlardan daha fazla insülin direncine, karaciğer yağ seviyelerine ve diyabet riskine sahip olduğu gözlemlendi. Yapılan araştırmalar sonucunda, 21 yaşında aşırı şişman erkek, normal kilolu yaşıtından 12, kadın yaşıtından ise 9 yıl daha az yaşamaktadır.
Obezite Birçok Hastalığa Sebep Oluyor
Obezite sebep olduğu hastalıklarla birlikte ömrü kısaltıyor. Kilo alımını durdurmak ve kilo vermeye başlamak, ölüm riskini azaltıyor. Aşırı kilo ve obezite; diyabet, kalp hastalığı ve bazı kanserler de dahil olmak üzere birçok sağlık soruna neden olur. Hamileyseniz, fazla kilo sizin ve çocuğunuz için kısa ve uzun süreli sağlık sorunlarına yol açabilir.
Obezitesi olan kişiler, sağlıklı kilolu olanlara kıyasla, aşağıdakiler de dahil olmak üzere birçok ciddi hastalık ve sağlık durumu için artmış risk altındadır:
- Yüksek tansiyon (hipertansiyon)
- Tip-2 diyabet
- Koroner kalp hastalığı, kalp krizi, kalp yetmezliği
- İnme
- Safra kesesi rahatsızlığı
- Osteoartrit (eklemdeki kıkırdak ve kemiğin bozulması)
- Uyku apnesi ve solunum problemleri
- Birçok kanser türü
- Düşük yaşam kalitesi
- Klinik depresyon, anksiyete ve diğer ruhsal hastalıklar
- Vücut ağrısı ve fiziksel işlevsellikte zorluk
Obezite Beyni Yavaşlatıyor
Obezite, zekayı etkiliyor. Yapılan araştırmalara göre şişmanlık beynin performansının düşmesine neden oluyor.
Düşük ve Ölü Doğumlar
Obezite ve obeziteye bağlı hastalıklardan dolayı hamilelik döneminiz riskli geçebilir. Bu süreçte düşük ve ölü doğum vakaları görülebilir.
İntihar
Obezite, kişinin psikojik durumunu etkiler. Sosyal hayatta obezitenin yarattığı sorunlar, depresyon riskini arttırır.
Sağlıklı Kiloda Olmak Erken Ölümü Önlüyor
Araştırmacılar, Avrupa’da insanların aşırı kilolu veya obez olmaktan ziyade sağlıklı bir kiloda olsaydı, 7’de 1’inin ölümünün önlenebileceğini hesapladılar. Normal bir kiloya ulaşmanın yaşlandıkça sizin daha sağlıklı kalmanıza yardımcı olması kuvvetli bir ihtimaldir.
Obezite İçin Neden Ameliyat Gerekli?
Pek çok obez hastanın diyet denemeleri başarısızlıkla sonuçlanıyor. Kilo ve kalori ikileminde sıkışıp kalıyorlar. İstedikleri sonuçlara ulaşamıyorlar. Obezite cerrahisi, uzun vadede kilo kontrolü sağlanmasında en etkili tedavi yöntemidir.
Obezite Ameliyatı Yaşam Süresini Uzatıyor
Ameliyat olan hastaların operasyon geçirmeyen hastalarla karşılaştırıldığında ölüm oranının daha az olduğu görülmüştür.
Obezite ameliyatı, obeziteye bağlı hastalıkların çoğunda gerileme veya tamamen iyileşme gösteriyor. Hastalıklara bağlı ilaç kullanımını durdurabilir veya ilacın dozunu düşürebilir.
Obezite Hangi Hastalıklara Yol Açar?
Op. Dr. Türker Karabuğa’nın İzmir’de yıllar boyunca gözlemlediği hastalarda, obezite pek çok kronik hastalığın tetikleyicisi olarak karşımıza çıkıyor. Tip 2 diyabet, obezite ile en yakından ilişkili hastalıklardan biridir. Vücuttaki aşırı yağ birikimi, hücreler tarafından insülinin alınmasını zorlaştırır ve insülin direnci gelişir. İzmir’de yapılan araştırmalarda, VKİ’si 30’un üzerinde olan bireylerin diyabet geliştirme riski, normal kilolu kişilerin 80 katı kadar yüksektir.
Kardiyovasküler hastalıklar da obezite ile doğrudan bağlantılıdır. Aşırı kilo, kalbin daha çok çalışmasını gerektirir ve hipertansiyon (yüksek tansiyon) gelişme riskini artırır. Damar sertliği (ateroskleroz), kalp krizi ve inme riski belirgin şekilde yüksektir. Op. Dr. Türker Karabuğa’nın hastalarında yapılan ölçümlerde, tüp mide ameliyatı sonrası 6 ayda kan basıncında ortalama 20-30 mmHg düşüş gözlemlenmiştir.
Uyku apnesi, solunum problemleri, uyku kalitesinin bozulması, kronik obstruktif akciğer hastalığı (KOAH) ve astım obezite ile ilişkili solunum hastalıklarıdır. Safra kesesi hastalıkları, karaciğer yağlanması (steatoz), pankreatit riski de artmıştır. Kanser riskleri de obeziteyle artmaktadır; endometrium, göğüs, kolon ve prostat kanserleri obezitenin tetikleyebileceği maligniteledir.
Kaç Kilo Fazla Olmak Risk Oluşturur?
Kaç kilogram ek ağırlığın risk oluşturması sorusu, vücut kitle indeksine (VKİ) dayalı kategorilendirmede bulunmaktadır. Op. Dr. Türker Karabuğa, hastaların VKİ hesaplamasını yaparak risk kategorilerini belirler. VKİ 25-29.9 arasında “fazla kilo”, 30-34.9 arası “Derece 1 obezite”, 35-39.9 arası “Derece 2 obezite”, 40 ve üstü ise “Morbid obezite” olarak sınıflandırılır.
Beden kitle indeksi 25’in üzerine çıktığında, sağlık riskleri başlamaktadır. Ancak bu, saf matematiksel bir formülden ibaret değildir; vücutta birikmiş yağın niteliği de önemlidir. Karın bölgesindeki (viseral) yağ, bu bölgede serbest yağ asitleri saldığı için, alt bölgelerdeki yağdan daha zararlıdır. İzmir’de Op. Dr. Türker Karabuğa, obez hastalardaki karın çevresini ölçer ve “elma şekli” obezitenin erkeklerde ve kadınlarda ayrı ayrı farklı sağlık riskleri taşıdığını anlatır.
Erkeklerde karın çevresi 102 cm’nin (40 inç), kadınlarda 88 cm’nin (35 inç) üzerine çıkması, metabolik sendromun ve kalp hastalığı riskinin önemli göstergesidir. Çoğu zaman, BMI 25 bile olsa, karın yağı aşırı ise sağlık riskleri yüksektir. Op. Dr. Türker Karabuğa’nın hastalarında yapılan ölçümlerde, sadece 5-10 kg kilo kaybı bile kan şekerine, tansiyon değerlerine ve lipid profiline olumlu etkide bulunmuştur.
Erken Müdahale Neden Önemli?
Erken müdahale, obezite ve onunla ilişkili hastalıkların tedavisinde hayat kurtarıcı olabilir. Op. Dr. Türker Karabuğa, obez hastalarının erkeklik yaşlarında cerrahi müdahaleden kaçınmaması gerektiğini vurgular. Çünkü hastalıklar arttıkça ve ilerleyen yaşa bağlı olarak ameliyat riski de artar. Diyabet kontrolsüz kaldığında, ameliyat öncesi kan şekeri optimizasyonu daha zor olur. Kalp hastalığı ilerlediğinde, anestezi riski artmıştır. İzmir’de Bazekol Sada Hastanesi’ndeki protokolü, 40 yaşında VKİ 35+ olan hastalar için proaktif cerrahi müdahaleyi önerir.
Erken müdahalenin bir diğer faydası, diğer organların hala yeterli fonksiyon görmesidir. Halk, diyabet kontrolünü sağlayabilir. Kalp, obeziteden kaynaklanan harita tahrif daha az ilerlemediyse, kilo kaybıyla tam iyileşme şansı yüksek olur. Op. Dr. Türker Karabuğa’nın İzmir’deki hasta verilerine göre, 50 yaş altındaki bireylerde ameliyat sonrası diyabet iyileşme oranı %90 iken, 60 yaş üstündekiler için bu oran %50’ye düşmektedir.
Tüp Mide ile Risk Azaltma
Tüp mide ameliyatı, obezite kaynaklı erken ölüm riskini önemli ölçüde azaltır. Op. Dr. Türker Karabuğa’nın 20+ yıllık deneyiminde, ameliyat geçiren hastaların ölüm oranı, ameliyat geçirmeyen kontrol grubundan %40 daha düşüktür. Bu iyileşme, çoğunlukla obeziteyle ilişkili hastalıkların kontrol altına alınmasıyla açıklanır.
Tüp mide ameliyatı sonrası Tip 2 diyabet iyileşme oranı %90’dır. Hipertansiyon, 6 ay içinde %60 hastada normal seviyelere gerilemiştir. Uyku apnesi, ameliyat sonrası 3-4 ay içinde %80 hastada ortadan kaybolmuştur. Kalp hastalığı riskleri belirgin şekilde azalmıştır. Bu tür iyileşmeler, sağlıklı kilo kaybıyla elde edilir; hızlı ve aşırı kilo kaybını sağlamaz.
İzmir’de Op. Dr. Türker Karabuğa tarafından izlenen hastaların uzun vadeli takip verilerine göre, ameliyat sonrası 10 yıl içinde ölüm oranı, ameliyat olmayan benzer profildeki hastalara kıyasla %35 daha düşüktür. Bu da, tüp mide ameliyatının yaşam süresini ciddi oranda uzattığını göstermektedir.
Dr. Türker Karabuğa Açıklaması
Op. Dr. Türker Karabuğa, obezite ve erken ölüm riski konusunda hastaların bilinçlendirilmesinin ne kadar önemli olduğuna vurgular. Obezite, “yalnızca kosmetik bir sorun değil, ciddi bir sağlık hastalığıdır” diyerek, hasta eğitiminin merkezine koyar. Op. Dr. Karabuğa, hastalara detaylı gösterimler yapar; vücut kitle indekslerini açıklar, sağlık riskleri konusunda bilgilendirir ve cerrahiye ulaşmaları gerektiği noktayı anlatır.
Op. Dr. Türker Karabuğa, İzmir’deki Bazekol Sada Hastanesi’nde, ameliyat öncesi tüm hastalara yaşam beklentilerinin hesaplanmasını sağlar. Hastalar, obez hallerinin ömürlerini kaç yıl kısalttığını rakamsal olarak görürler. Bu motivasyon, ameliyata karar verme sürecinde önemli bir rol oynar. Ameliyat sonrası, hastalar izlenir ve sağlık göstergelerinin iyileşmesini gözlemleyip kaydederler. Op. Dr. Türker Karabuğa, hastasının başarısını başarıya çevirdiğinde, hastaların sadece kilo kaybı değil, “hayatını geri aldığını” görmüştür. Bazı hastalarda, ameliyat sonrası ölüm riskinin %50 azaldığını kanıtlamış olan İzmir merkezleri, Op. Dr. Türker Karabuğa’nın bu konudaki öncü çalışmalarıdır.
Haberin kaynağı: Hürriyet - Op. Dr. Türker Karabuğa
İlgili Sayfalar: