Genel

Obezite Astım Gelişme Riskini Artırıyor | Dr. Karabuğa

7 Mayıs 2024

Obezite Astım Gelişme Riskini Artırıyor | Dr. Karabuğa

Obezite ve Metabolik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Türker Karabuğa obezitenin astım gelişme riskini artırdığını belirterek “Obezite ile mücadele etmek astımlı hastaların tedavisinde mutlaka yer almalıdır” dedi.

Son yıllarda özellikle yeme alışkanlığındaki değişikliklerden ve sedanter yaşam tarzından dolayı obezite ve obeziteye bağlı hastalıkların insidansında hızlı bir artış gözlendiğini belirten Op. Dr. Türker Karabuğa, “Aynı zamanda Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre astım dünyada yaklaşık 300 milyon kişiyi etkilemektedir, özellikle obezitenin eşlik ettiği astımda hastalık daha ciddi seyreder, tedaviye cevap alınması güçtür ve astım atağı nedeni ile hastaneye yatış sıklığı artmıştır. Obezitede görülebilen gastroözofajiyal reflü, uyku apnesi, Tip 2 diyabet ve hipertansiyon astımı şiddetlendirir” dedi.

Epidemiyolojik Çalışmalar

Obezitenin en sık görüldüğü yaş aralığında, 20 ile 44 arasında değişen 16 bin kişilik geniş bir kitlenin incelendiği epidemiyolojik çalışmanın sonuçlarına göre beden kitle indeksi (BKİ) 30’un üzerinde olan astımlılarda gastroözofajiyal reflü veya horlamanın tespit edildiğini söyleyen Op. Dr. Türker Karabuğa, “Obezite, astım gelişme riskini arttırır ve astımı kontrol altına almayı zorlaştırır. Özellikle geç ortaya çıkan astımda obezitenin astım gelişimi açısından belirleyici olduğu yönünde çalışmalar giderek artmaktadır.

Eşlik eden komorbiditelerin varlığı da dikkate alındığında, tüm dünyada artan ve önemli bir halk sağlığı sorunu olan obezite ile mücadele etmek astımlı hastaların tedavisinde mutlaka yer almalıdır. Obezite ve astım arasındaki ilişkiyi destekleyen mekanizmalar üzerine yapılan çalışmalar, obezitenin eşlik ettiği astımlılarda yeni tedavi seçenekleri sunulabilmesi açısından önemlidir” diye konuştu.

Bariatrik Cerrahinin Etkinliği

Bariatrik cerrahinin, diğer obeziteye bağlı sağlık sorunlarında olduğu gibi astım tedavisinde de etkin bir yöntem olduğunu kaydeden Op. Dr. Türker Karabuğa, “Özellikle morbid obezite grubuna giren veya bel çevresi yağlanması fazla olan obez hastalarda bariatrik cerrahi uygulanması astım ataklarını önlemede etkin bir çözüm yolu olabilir” şeklinde konuştu.

Obezite-Astım Mekanizması

Obezite ve astım arasındaki bağlantı, kompleks bir mekanizmaya dayanır. Op. Dr. Türker Karabuğa, Izmir’de takip ettiği obez astımlı hastaların, bu ilişkiyi detaylı şekilde anlamalarını sağlamaktadır. Adipokin, yağ dokusu tarafından salgılanan maddelerdir ve iltihaplanma tetikleyici özelliklere sahiptir. Obez hastalarda, bu iltihaplanma mediatorları artar ve havayollarında iltihaplanma meydana gelir. Bu durum, astım için bir tetikleyici görevi görür.

Mekanik baskı da önemli bir faktördür. Aşırı abdominal yağlanma, akciğerin tam olarak genişlemesini engeller. Fonksiyonel rezidüel kapasite (FRC) azalır. Bu, havayollarının çökmesine neden olabilir ve astım belirtilerini kötüleştirir. Uyku apnesi, obez astımlılarda yaygındır. Uyku apnesi, kanda oksijen seviyesinin ani şekilde düşmesine neden olur. Bu da astım ataklarını tetikleyebilir.

Tüp Mide Astımı İyileştirir mi?

Araştırma verileri, tüp mide ameliyatı sonrası astım belirtilerinde ciddi iyileşme olduğunu göstermektedir. Op. Dr. Türker Karabuğa, Izmir’de yürüttüğü uygulamalarda, tüp mide ameliyatı sonrası astımlı hastalarının büyük çoğunluğunda astım ataklarında azalma gözlemlemektedir. Kilo kaybıyla birlikte, vücut ağırlığındaki her 10 kiloluk kayıp, astım semptomlarında önemli ölçüde iyileşme sağlamaktadır.

FEV1 (1. saniye zorlama ekspiratuar volümü), astım şiddetinin göstergesi olan bir ölçüttür. Tüp mide ameliyatı sonrası, FEV1 değerleri measurable şekilde artmaktadır. Bu da, astımlı hastalarda solunum fonksiyonunun iyileştiğini gösterir. Astım ilaçlarının dozu, kilo kaybıyla birlikte azaltılabilir. Bazı hastalarda, astım tamamen remisyon durumuna gelmiştir. Bu, ilerleyen zamanlarda astım ilaçlarının kesilmesi demektir.

Astımlı Obez Hastalarda Tedavi Planı

Op. Dr. Türker Karabuğa’nın Izmir’de astımlı obez hastaları takip etme yöntemi, multidisipliner bir yaklaşımdır. Cerrah, pulmonolog (akciğer hekimi), alerji uzmanı ve beslenme uzmanı birlikte çalışırlar. Astımlı obez hastanın bariatrik cerrahi öncesi, astım kontrolü sağlanmaya çalışılır. Kontrolsüz astım, cerrahi riski artırabilir. Cerrahi sonrası, astım ilaçları düzenli takip edilir ve dozu hastanın kilo kaybı ile birlikte ayarlanır.

Hastaların astım atak tetikleyicileri belirlenir. Alerjen maruziyetinden kaçınma, uygun iş ve yaşam ortamı seçimi gibi ortamsal müdahaleler yapılır. Pulmoner fonksiyon testleri, düzenli olarak yapılır. Astım kontrol testi (ACT) skoru, hastanın astım kontrolünün derecesini gösterir. Kilo kaybıyla bu skor iyileşir. Egzersiz programı, astımlı hastaların tolere edebilecekleri şekilde planlanır. Başlangıçta hafif fiziksel aktiviteler önerilir ve tolerans arttıkça egzersiz şiddeti artırılır.

Obezite ve Solunum Sistemi

Obezite, solunum sistemi üzerinde doğrudan olumsuz etkilere sahiptir. Op. Dr. Türker Karabuğa, İzmir’de takip ettiği obez hastalarda uyku apnesi ve horlama prevalansının belirgin şekilde yüksek olduğunu vurgular. Aşırı abdominal yağlanma, akciğer kapasitesini azaltır ve fonksiyonel rezidüel kapasitenin (FRC) düşmesine neden olur. Bu durum, havayollarının çökmesine ve solunum yollarında işlevsel kısıtlamalara yol açar. Kronik Obstruktif Akciğer Hastalığı (KOAH) riski de obez bireylerde artmıştır. Kilo verme, bu solunum sorunlarının iyileştirilmesinde kritik rol oynar. Tüp mide ameliyatı sonrası hastalarda uyku apnesi atakları azalır, uyku kalitesi iyileşir ve günlük yaşam enerjisi artar. Solunum kapasitesindeki iyileşme, bireylerin daha aktif bir yaşam tarzı benimsemesine olanak tanır.

Kilo Vermenin Astıma Faydaları

Kilo kaybı, astımlı obez hastalarda dramatik iyileşmeler sağlar. Op. Dr. Türker Karabuğa’nın gözlemlerine göre, vücut ağırlığındaki %5-10’luk kayıp bile astım semptomlarında belirgin azalma meydana getirir. FEV1 (1. saniye zorlama ekspiratuar volümü) değerleri ortalama %20-30 oranında artar. İstatistiksel veriler, bariatrik cerrahi sonrası hastaneye yatış sıklığının %70’e varan oranlarda azaldığını gösterir. Astım ilaçlarının dozları kademeli olarak azaltılabilir ve bazı hastalarda tamamen kesilir. Yaşam kalitesi anketi skorlarında %40-50 oranında iyileşme gözlenmektedir. Astım atak sıklığının azalması, hasta güvenliğini artırırken, medikal harcamaları da önemli ölçüde düşürür.

Sık Sorulan Sorular

S: Astım varken bariatrik ameliyat olunabilir mi? C: Evet, fakat bazı şartlarla. Op. Dr. Türker Karabuğa, astımı kontrol altında olan hastaların cerrahi yapılabileceğini belirtir. Cerrahı öncesi, pulmonolog ile konsultasyon yapılmalı ve astım kontrolü sağlanmalıdır. Kontrolsüz astım, cerrahi riskini artırır.

S: Hangi bariatrik ameliyat astımlı hastalara daha uygun? C: Tüp mide ameliyatı, astımlı obez hastalara en sık önerilen yöntemdir. Daha kısa cerrahi süresi ve daha az komplikasyon riski taşır. Gastrik bypass da etkili seçeneklerden biridir.

S: Kilo vermek astımı tamamen geçirir mi? C: Kilo kaybı astım belirtilerinde önemli iyileşme sağlasa da, genetik yatkınlık olduğunda tamamen remisyon her zaman mümkün olmayabilir. Ancak ilaç ihtiyacı drastik olarak azalır.

S: Egzersiz yapan astımlı bireylerde astım atağı riski artar mı? C: Kontrollü ve kademeli egzersiz, özellikle uygun solunum tekniğiyle yapıldığında faydalıdır. Başlangıçta hafif aktiviteler önerilir ve tolerans arttıkça yoğunluk artırılır.


İlgili Sayfalar:

⚠️ Yasal Uyarı: Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. İşlem öncesinde hekiminizden detaylı görüş almanız önerilir.

VKİ Hesapla

Vücut Kitle İndeksi

VKİ Hesapla

WhatsApp

+(90) 545 550 35 50