Çinko Nedir?
Çinko, vücudun düzgün çalışması için gerekli olan önemli bir eser mineraldir. 300’den fazla enzim reaksiyonunda görev alır. Büyüme, bağışıklık sistemi, yara iyileşmesi ve DNA sentezi için kritik öneme sahiptir.
Çinkonun Vücuttaki Görevleri
- Bağışıklık sistemi: T hücreleri ve antikorların üretimini destekler
- Yara iyileşmesi: Doku onarımında ve kolajen sentezinde rol alır
- Büyüme ve gelişme: Protein sentezi ve hücre bölünmesi için gereklidir
- Tat ve koku: Duyu organlarının düzgün çalışmasını sağlar
- İnsülin üretimi: Pankreas beta hücrelerinde insülin depolanmasına yardımcı olur
Eksiklik Belirtileri
- Saç dökülmesi
- İştah kaybı
- Tat ve koku duyusunda zayıflama
- Yavaş yara iyileşmesi
- Sık enfeksiyon
- Cilt sorunları
Obezite Cerrahisi Sonrası Çinko
Ameliyat sonrası çinko emilimi azalabilir. Bu nedenle doktorun önerisiyle çinko takviyesi kullanmak gerekebilir.
Çinko Kaynakları
- İstiridye — en zengin kaynak
- Kırmızı et ve kümes hayvanları
- Kabak çekirdeği
- Bakliyat (nohut, mercimek)
- Ceviz ve badem
- Tam tahıllar
Günlük İhtiyaç
Yetişkin erkekler için 11 mg, kadınlar için 8 mg/gün önerilir.
Çinko Eksikliği Belirtileri
Çinko eksikliği, obezite cerrahisi sonrası en sık karşılaşılan mikro nütrien yetersizliğidir. Op. Dr. Türker Karabuğa, İzmir’deki kliniğinde ameliyat sonrası hastaların %40’ında çinko eksikliği gözlemlenmiştir. Belirtiler yavaş yavaş gelişir ve fark edilmeyebilir. Saç dökülmesi, ameliyat sonrası 2-3 aydan itibaren başlayabilir. İştah kaybı, özellikle tüp mide ameliyatından sonra zaten mevcut olduğundan, çinko eksikliğinden kaynaklandığını ayırt etmek güçtür. Tat ve koku duyusu azalan hastalar yemek isteksizliğinden yakınabilir. Yavaş yara iyileşmesi, başarılı olması gereken diyete uyum gösterememe gibi sorunlara yol açabilir. Sık enfeksiyonlar, ameliyat sonrası iyileşme döneminde ciddi riskler oluşturur. Cilt sorunları, herpes simpleks enfeksiyonları, eczema tarzı dermatitis gelişebilir. Op. Dr. Türker Karabuğa’nın hastalarında gözlemlenen dış belirtiler arasında kutikula bölgesinde beyaz çizgiler, erişim ödemi, hipoalbuminemia gibi bulgular vardır. İzmir’de yaşayan obezite cerrahisi hastaları, bu belirtileri görmesi halinde doktor muayenesine gitmelidir.
Tüp Mide Sonrası Çinko
Op. Dr. Türker Karabuğa tarafından yapılan tüp mide ameliyatında, mide kapasitesi %80 oranında azaldığından ve midede asit üretimi değiştiğinden çinko emilimi önemli ölçüde etkilenir. Çinko, midesel ve pankreas sekresyonu sayesinde absorbe edilir; bu süreç bozulduğunda çinko eksikliği kaçınılmaz hale gelir. Op. Dr. Türker Karabuğa, tüm ameliyat sonrası hastalara çinko takviyesi reçete eder. Takviye şekli, hastanın toleransına göre değişir; bazı hastalara usta şurup formunda, bazılarına tablet formunda verilir. İzmir’deki eczacılar, Op. Dr. Türker Karabuğa tarafından reçete edilen çinko glukonat veya çinko sitrat takviyelerini kolaylıkla temin edebilir. Takviye başlama zamanı önemlidir; Op. Dr. Türker Karabuğa, ameliyat sonrası 2. haftadan itibaren çinko takviyesine başlamayı tavsiye eder. Ancak iyi tolere edilen hastaların bazılarında, ameliyat sonrası 1. haftada bile başlanabilir. Takviyelerin zamanlama önemlidir; çinko emilimini etkileyen kalsiyum, demir, magnezyum takviyelerinden en az 2 saat aralıkla alınmalıdır.
Çinko Takviyesi Nasıl Kullanılır
Op. Dr. Türker Karabuğa’nın hastalarına önerdiği standart çinko takviyesi dozu, günde 15-30 mg arasında değişir. Ameliyat sonrası 1-2 yıl boyunca takviye devam ettirilmesi gerekebilir. Takviye almayı unutmamak için, uyandıktan sonra veya yatmadan önce alma alışkanlığı edinmek faydalıdır. Boş mideye almak absorpsiyonu iyileştirir, ancak bazı hastalarda bulantı yapabileceğinden, hafif protein (yoğurt, çorba) ile birlikte alınabilir. Op. Dr. Türker Karabuğa, takviye alıcı hastaların kan çinko seviyelerini 3-4 aylık aralıklarla kontrol etmesini önerir. Serum çinko seviyesi 60-120 μg/dL arasında optimal kabul edilir. Takviye miktarı çok fazla olursa, nausea, mide ağrısı, metallik tat gibi yan etkiler ortaya çıkabilir. İzmir’de yaşayan hastalar, Op. Dr. Türker Karabuğa’nın online takviye danışmanlık hizmetinden de yararlanabilir. Çinko takviyesi yalnız başına yeterli değildir; bakır, demir, B vitamini takviyesiyle beraber alınmalıdır çünkü bu nutrientler birbirlerinin absorpsiyonunu etkileyen ilişkiler içindedir.
Çinko Zengin Besinler
Çinko takviyesi yanında, doğal besinlerden yeterli çinko almak da önemlidir. Op. Dr. Türker Karabuğa, tüm hastalarına çinko zengin besinleri düzenli olarak tüketmelerini tavsiye eder. İstiridye, dünyanın en zengin çinko kaynağıdır; ancak bazı bölgelerde taze istiridye temin etmek güç olabilir. İzmir, Ege Denizi’ne yakın olduğundan, taze deniz mahsulleri kolay temin edilebilir. Kırmızı et, özellikle kuzu eti ve ıslak sosis yapımında kullanılan kırmızı etin çinko içeriği yüksektir. Tüp mide ameliyatından sonra çok az miktarda protein alamayan hastalar, bu süre içinde çinko zengin proteini tercih etmelidir. Kümes hayvanları, özellikle tavuk karaciğeri, çinko açısından zengindir. Kabak çekirdeği, çiğ veya hafifçe kavrulmuş hali ile yüksek çinko içerir. Bakliyat, özellikle nohut ve mercimek, vegan ve vejeteryan hastalar için önemli çinko kaynağıdır. Op. Dr. Türker Karabuğa, obezite cerrahisi sonrası tahıl tüketiminde sınırlama olduğundan, çinko zengin besinlere daha fazla yer vermeyi tavsiye eder.
Dr. Türker Karabuğa Onerileri
Op. Dr. Türker Karabuğa, çinko eksikliğinin ciddi sonuçlara yol açabileceğini belirtir ve tüm hastalarına aşağıdaki önerilerde bulunur: Birincisi, ameliyat sonrası mutlaka çinko takviyesi alması. İkincisi, 3-4 aylık aralıklarla kan çinko seviyesinin kontrol edilmesi. Üçüncüsü, çinko zengin besinlerin her gün tüketilmesi. Dördüncüsü, saç dökülmesi veya cilt sorunları başlarsa hemen doktor muayenesine gidilmesi. Op. Dr. Türker Karabuğa, İzmir’deki kliniğinde çinko eksikliğine bağlı saç dökülmesinin, 2-3 ay düzenli çinko takviyesi sonrası %70-80 oranında iyileştiğini gözlemlenmiştir. Hastalar, takviye alırken ön ödeme sisteminden yararlanarak takviye maliyetlerini azaltabilir. İzmir’deki eczacılık odasının önerileri doğrultusunda, çinko takviyesi seçimi yapılmalıdır. Bazı hastalar çinko pikolinatı, bazıları çinko sitratı, bazıları da çinko glukonatı daha iyi tolere eder. Op. Dr. Türker Karabuğa, hastasının toleransına göre takviye türünü seçer ve değiştirebilir. Uzun vadeli çinko takviyesinde, bakır eksikliği geliştirilebileceği için bakır seviyesi de takip edilmelidir.
İlgili Sayfalar: